Taşacak Bu Deniz’de Oruç–Eleni Yüzleşmesi: “Sende varsın, o yüzden gelemem”
Özet
Taşacak Bu Deniz’in son bölümünde, uzun süredir beklenen Oruç–Eleni yüzleşmesi ekrana geldi. Eleni’nin Trabzon’a dönmek istememesinin asıl nedenleri ve Oruç’a bakışı bu sahnede netleşti.
Taşacak Bu Deniz’in son bölümünde, uzun süredir beklenen Oruç–Eleni yüzleşmesi ekrana geldi. Eleni’nin Trabzon’a dönmek istememesinin asıl nedenleri ve Oruç’a bakışı bu sahnede netleşti.
Kapıda başlayan yüzleşme: “Ayaklarına kapanmaya geldim”
Oruç, Eleni’nin kaldığı yere gider. Kapıda Oruç’u gören Eleni önce şaşırır ve kapıyı yüzüne kapatır. Oruç kapıyı zorlayınca, Eleni kapıyı açar ve Oruç içeri doğru düşer.
Oruç, “Ayaklarına kapanmaya geldim.” diyerek konuşmak istediğini söyler.
Eleni, Oruç’un helallik almaya geldiğini düşünür; ancak Oruç’un amacı helallik değil, Eleni’yi de Trabzon’a götürmektir.
Oruç, bebekleri toprağa verdiklerini hatırlatır ve Esme’nin onu nasıl gördüğünü anlatır:
“Onların yerine seni koydu, onların yanında sen ol istiyor.”
Bu sözlerle Eleni’yi Trabzon’a dönmeye ikna etmeye çalışır.
Eleni’nin cevabı: “Sende varsın, o yüzden gelemem”
Eleni, Oruç’un ısrarına rağmen ısrarla gelemeyeceğini söyler. Oruç “Neden?” diye sorduğunda Eleni’nin cevabı çok nettir:
“Sende varsın, o yüzden gelemem.”
Sonrasında Eleni, neden dönmek istemediğini madde madde anlatır:
“Nişanlı bir adama âşık olmamam lazım.”
Böylece hem duygusal olarak Oruç’a uzak durmaya çalıştığını, hem de onun nişanlı olmasını ciddi bir sınır olarak gördüğünü vurgular.
Oruç’un çözümü: “Vardiyalı çalışırız, birbirimizi görmeyiz”
Oruç, Eleni’nin itirazlarına karşı kendince bir çözüm sunar.
Sağlık ocağında vardiyalı çalışabileceklerini, Eleni’nin zaten Koçari tarafında kalacağını, böylece:
“Birbirimizi görmeyiz, ben de zaten bir iki haftaya evleneceğim.”
diyerek hem Eleni’yi rahatlatmaya hem de sınır koymaya çalışır.
Türkü detayı: Çocukluk anısı ve kayıt altına alınan an
Sahnenin sonunda Oruç, koridorda Eleni’nin söylediğini duyduğu türküyü yeniden söylemesini ister. Eleni, bebekken ağladığında babasının bu türküyü söylediğini, kendisinin de böyle sustuğunu anlatır; yani ezgi onun için doğrudan babasıyla ve çocukluğuyla bağlantılıdır.
Eleni türküyü söylerken Oruç video kaydı alır. Böylece yüzleşme, son bölümde hem konuşulamayanların dile geldiği hem de küçük bir türküyle hafızaya alınan bir sahne olarak kapanır.
Bu yüzleşme ile birlikte:
Oruç, Eleni’nin kaldığı yere gider. Kapıda Oruç’u gören Eleni önce şaşırır ve kapıyı yüzüne kapatır. Oruç kapıyı zorlayınca, Eleni kapıyı açar ve Oruç içeri doğru düşer.
Oruç, “Ayaklarına kapanmaya geldim.” diyerek konuşmak istediğini söyler.
Eleni, Oruç’un helallik almaya geldiğini düşünür; ancak Oruç’un amacı helallik değil, Eleni’yi de Trabzon’a götürmektir.
Oruç, bebekleri toprağa verdiklerini hatırlatır ve Esme’nin onu nasıl gördüğünü anlatır:
“Onların yerine seni koydu, onların yanında sen ol istiyor.”
Bu sözlerle Eleni’yi Trabzon’a dönmeye ikna etmeye çalışır.
Eleni, Oruç’un ısrarına rağmen ısrarla gelemeyeceğini söyler. Oruç “Neden?” diye sorduğunda Eleni’nin cevabı çok nettir:
“Sende varsın, o yüzden gelemem.”
Sonrasında Eleni, neden dönmek istemediğini madde madde anlatır:
- Annesinin Oruç’la pazarlık yapmasından dolayı kendini sırtından vurulmuş hissettiğini,
- Adil’e bağlılığından ve Hicran’ın annesi çıkmasıyla yaşadığı hayal kırıklığını,
- Kendini “aptal” hissettiğini, hayata ve kendine güvenini kaybettiğini,
- Bu yüzden kendi dünyasına çekilmek istediğini, Trabzon’a dönmek istemediğini söyler.
“Nişanlı bir adama âşık olmamam lazım.”
Böylece hem duygusal olarak Oruç’a uzak durmaya çalıştığını, hem de onun nişanlı olmasını ciddi bir sınır olarak gördüğünü vurgular.
Oruç, Eleni’nin itirazlarına karşı kendince bir çözüm sunar.
Sağlık ocağında vardiyalı çalışabileceklerini, Eleni’nin zaten Koçari tarafında kalacağını, böylece:
“Birbirimizi görmeyiz, ben de zaten bir iki haftaya evleneceğim.”
diyerek hem Eleni’yi rahatlatmaya hem de sınır koymaya çalışır.
Sahnenin sonunda Oruç, koridorda Eleni’nin söylediğini duyduğu türküyü yeniden söylemesini ister. Eleni, bebekken ağladığında babasının bu türküyü söylediğini, kendisinin de böyle sustuğunu anlatır; yani ezgi onun için doğrudan babasıyla ve çocukluğuyla bağlantılıdır.
Eleni türküyü söylerken Oruç video kaydı alır. Böylece yüzleşme, son bölümde hem konuşulamayanların dile geldiği hem de küçük bir türküyle hafızaya alınan bir sahne olarak kapanır.
- Eleni’nin Trabzon’a dönmeme sebebi sadece “inat” değil, geçmişten bugüne uzanan kırılmalar ve Oruç’a karşı hisleri olarak netleşmiş oldu.
- Oruç ise hem Eleni’yi yanında görmek isteyen hem de nişanlılık sınırını korumaya çalışan ikili bir durumda konumlandı.