Taşacak Bu Deniz’de Türkünün Sırrı Ortaya Çıktı: Eleni O Türküyü Nereden Biliyormuş?
Özet
Taşacak Bu Deniz’de uzun süredir merak edilen sorulardan biri, “Eleni bu türküyü nereden biliyor?” sorusuydu. Son bölümle birlikte, Esme’nin “benim türküm” dediği ezginin arkasındaki hikâye netleşti. Ortaya çıkan detaylar, hem Esme’nin geçmişini hem de Eleni’nin bugün söylediği türküyü doğrudan birbirine bağladı.
Taşacak Bu Deniz’de uzun süredir merak edilen sorulardan biri, “Eleni bu türküyü nereden biliyor?” sorusuydu. Son bölümle birlikte, Esme’nin “benim türküm” dediği ezginin arkasındaki hikâye netleşti. Ortaya çıkan detaylar, hem Esme’nin geçmişini hem de Eleni’nin bugün söylediği türküyü doğrudan birbirine bağladı.
Esme’ye “bebeğin öldü” deniliyor
Geri dönüş sahnelerinde, Esme’nin yıllar önce yaşadığı süreç şöyle gösteriliyor:
Aynı bebek “başka birinin çocuğu” diye kucağına veriliyor
Olayın asıl kritik kısmı bundan sonra başlıyor:
Türkü, Esme’nin kızına yazdığı ezgi
Esme, kucağındaki bebeği emzirirken, içinden geçen duygularla kızına yazdığı türküyü söylüyor. O sahnede:
Bebeğin götürülmesi ve Türkü'nün yolculuğu
Devamında:
Esme (türküyü yazan ve ilk söyleyen) → Kapıdan dinleyen kişi → Evlatlık verilen taraf → Yunancaya çevrilen yorum → Eleni’nin üvey annesi → Eleni
Böylece Eleni, yıllarca üvey annesinden duyduğu Yunanca türküyü kendi ezgisi sanırken, aslında bu şarkı Esme’nin kızına yazdığı türkü çıkıyor.
Geri dönüş sahnelerinde, Esme’nin yıllar önce yaşadığı süreç şöyle gösteriliyor:
- Esme’ye önce kız bebeğinin doğumda öldüğü söyleniyor.
- Esme, kendi çocuğunu kaybettiğini sanarak büyük bir yıkım yaşıyor.
Olayın asıl kritik kısmı bundan sonra başlıyor:
- Esme’ye bir süre sonra başka bir bebek getiriliyor.
- Esme’ye, bu bebeğin annesinin öldüğü söyleniyor ve “Sen emzir” deniyor.
- Esme, kucağına verilen bebeği başka birinin çocuğu sanıyor; oysa gerçek şu:
Kucağına verilen bebek, aslında Esme’nin kendi kızı.
Esme, kucağındaki bebeği emzirirken, içinden geçen duygularla kızına yazdığı türküyü söylüyor. O sahnede:
- Esme, bebeğin aslında kendi çocuğu olduğunu bilmeden,
- Onu emzirirken, kendi kızına ithaf ettiği türküyü mırıldanıyor.
Devamında:
- Bebek, Esme’den alınıp başka bir aileye evlatlık veriliyor.
- Kapıdan dinleyen kişi, Esme’nin söylediği bu türküyü ezgi ve sözleriyle aklında tutuyor.
- Zaman içinde bu türkü, Yunancaya çevrilerek, Eleni’nin büyüdüğü evde, üvey annesi tarafından söylenmeye başlıyor.
Esme (türküyü yazan ve ilk söyleyen) → Kapıdan dinleyen kişi → Evlatlık verilen taraf → Yunancaya çevrilen yorum → Eleni’nin üvey annesi → Eleni
Böylece Eleni, yıllarca üvey annesinden duyduğu Yunanca türküyü kendi ezgisi sanırken, aslında bu şarkı Esme’nin kızına yazdığı türkü çıkıyor.